Mağusa Limanı (Famagusta Port)
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en büyük ticari limanı olan Gazimağusa Limanı, yüzyıllardır Doğu Akdeniz’in en stratejik deniz kapılarından biri olarak öne çıkıyor. Antik dönemlerden günümüze uzanan liman, bugün hem ticaret hem de deniz ulaşımı açısından KKTC’nin en kritik merkezlerinden biri konumunda bulunuyor.
Doğu Akdeniz’in en köklü limanlarından biri olarak kabul edilen Gazimağusa Limanı, yalnızca Kuzey Kıbrıs’ın değil, tarih boyunca bölgenin en önemli ticaret merkezlerinden biri oldu. Yüzlerce yıl boyunca Avrupa ile Doğu arasındaki deniz ticaretinin önemli geçiş noktalarından biri olan liman, bugün hâlâ KKTC ekonomisinin en büyük lojistik merkezlerinden biri olarak faaliyet gösteriyor.
Port Cyprus olarak Gazimağusa Limanı’nın tarihini, teknik özelliklerini ve Kuzey Kıbrıs açısından taşıdığı stratejik önemi sizler için araştırdık.
Antik Dönemden Günümüze Uzanan Bir LimanGazimağusa’nın tarihi M.Ö. 274 yılına kadar uzanıyor. Kentin, Ptolemaios Krallarından Philadelphus tarafından kurulduğu ve kız kardeşi Arsinoe’nin adını aldığı belirtiliyor.
Ancak bugünkü Mağusa’nın asıl gelişimi, Salamis kentinin Arap saldırıları sonucu büyük zarar görmesinin ardından başladı. Bölgeye göç eden halk sayesinde kent büyüdü ve zamanla “Kumda Saklı” anlamına gelen “Ammochostos” adıyla anılmaya başladı.
Lüzinyanlar döneminde ise Mağusa, adanın en önemli ticaret merkezlerinden biri haline geldi. Özellikle 1291 yılında Akka’nın Müslümanların eline geçmesi sonrası Doğu Akdeniz’deki ticaret yolları büyük ölçüde Kıbrıs’a yöneldi.
Bu süreçte Mağusa:
- Avrupa ile Doğu arasında transit ticaret merkezi
- Akdeniz’in önemli liman kentlerinden biri
- farklı milletlerden tüccarların buluşma noktası
haline dönüştü.
Orta Çağ’da Akdeniz Ticaretinin Merkeziydi- ve 14. yüzyıllarda Mağusa Limanı tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşadı. Liman üzerinden:
- ipek
- arpa
- tuz
- hububat
- çeşitli ticari ürünler
Avrupa’ya taşınıyordu.
Kentte Süryani, Ermeni, Latin ve Ortodoks toplulukların bulunması, Mağusa’nın ne kadar uluslararası bir ticaret merkezi olduğunu ortaya koyuyordu.
Bugün surlar içerisinde görülen birçok tarihi kilise ve taş yapı da bu dönemin mirası olarak kabul ediliyor.
Ceneviz ve Venedik Dönemleri1374 yılında Ceneviz donanmasının Mağusa’yı kuşatmasıyla limanın parlak dönemi sona erdi. Yaklaşık 90 yıl süren Ceneviz döneminde ticari önem büyük ölçüde azaldı.
Daha sonra başlayan Venedik döneminde ise şehir daha çok askeri açıdan güçlendirildi. Bugün hâlâ ayakta duran savunma sistemlerinin büyük bölümü bu dönemde inşa edildi.
1562-1570 yılları arasında Venedikli mühendisler tarafından hazırlanan planlarla liman yeniden düzenlendi. O dönemde Mağusa Limanı, Akdeniz’in en modern savunmalı limanlarından biri olarak gösteriliyordu.
Bugün Othello Kalesi çevresinde görülen birçok yapı, bu dönemin izlerini taşıyor.
Osmanlı Döneminde Askeri Önemi Arttı1571 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun Mağusa’yı ele geçirmesiyle yeni bir dönem başladı.
Osmanlı yönetimi, limanın özellikle askeri açıdan taşıdığı stratejik öneme büyük önem verdi. Ancak bu süreçte uluslararası ticaretin eski yoğunluğunu kaybettiği görülüyor.
Bunun en önemli nedenlerinden biri ise deniz ticaret yollarının değişmesi ve Hint Okyanusu üzerinden yeni ticaret güzergâhlarının oluşmasıydı.
İngiliz Döneminde Modern Liman İnşa Edildi1878 yılında Kıbrıs’ın İngiltere yönetimine geçmesiyle Gazimağusa Limanı yeniden büyümeye başladı.
İngiliz mühendisler tarafından hazırlanan raporlar sonucunda:
- yeni rıhtımlar
- mendirekler
- derinleştirme çalışmaları
başlatıldı.
1902 yılında başlayan büyük liman inşaatı 1904 yılında tamamlandı. Daha sonra 1925-1933 yılları arasında ikinci genişleme çalışmaları yapıldı.
Bugün “İç Liman” olarak bilinen bölümlerin büyük kısmı bu dönemde şekillendi.
Cumhuriyet ve 1974 Sonrası Dönem1960’lı yıllarda Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde Mağusa Limanı, adanın en büyük ithalat ve ihracat merkezi haline geldi.
1963-1974 yılları arasında yaşanan toplumlararası çatışmalar ise liman çalışanlarını ve ticari hayatı doğrudan etkiledi.
1974 Barış Harekâtı sonrasında limanın yönetimi tamamen Kıbrıs Türk tarafına geçti.
Özellikle 2003, 2004 ve 2005 yıllarında ithalat ve ihracatta önemli artışlar yaşandı.
Girne Turizm Limanı’nın 1987 yılında açılmasına kadar yük taşımacılığının büyük bölümü Gazimağusa Limanı üzerinden gerçekleştiriliyordu.
Bugün ise Gazimağusa Limanı hâlâ KKTC’nin en büyük ticaret limanı konumunda bulunuyor.
Gazimağusa Limanı’nın Teknik ÖzellikleriGazimağusa Limanı, Mağusa Körfezi’nin doğu kesiminde yer alıyor.
Koordinatlar:
35º07’ Kuzey enlemi
33º57’ Doğu boylamı
olarak belirtiliyor.
Limanın giriş kanalının derinliği yaklaşık 10.3 metre, mendirek giriş genişliği ise yaklaşık 183 metre seviyesinde bulunuyor.
Liman:
- İç Liman
- Dış Liman
olmak üzere iki ana bölümden oluşuyor.
İç Liman doğal yapısıyla dikkat çekerken, dış liman daha büyük ticari gemilere hizmet verebiliyor.
Dış Liman’da:
- yaklaşık 655 metre rıhtım uzunluğu
- 9.75 metre su derinliği
- 220 metreye kadar gemi kabul kapasitesi
bulunuyor.
KKTC Ekonomisinin En Kritik Noktalarından BiriGazimağusa Limanı bugün yalnızca bir deniz kapısı değil, aynı zamanda Kuzey Kıbrıs ekonomisinin temel lojistik merkezlerinden biri olarak görülüyor.
İthalat, ihracat ve ticari taşımacılığın büyük bölümü hâlâ bu liman üzerinden gerçekleştiriliyor.
Tarihi geçmişi, stratejik konumu ve denizcilik altyapısıyla Gazimağusa Limanı, Kuzey Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki en önemli ekonomik merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor.
GAZİMAĞUSA LİMANI’NIN TARİHÇESİ
Mağusa’nın M.Ö. 274 yılında Ptolemus Krallarından Philadelphus tarafından kurulduğu ve kralın kızkardeşi Arsinoe’nin adını verdiği söylenir. Bu Arsinoe kenti, Salamis’in M.S. 648’de Araplar tarafından yıkılıp yakılması üzerine oradan göç edenhalklabüyümüşve adını dadeğişerek “KumdaSaklı”anlamında “Ammochostos” olmuştur. Lüzinyanlar döneminde (1192-1489) ise Mağusa, adanın Lefkoşa’dan sonra ikinci büyük kenti durumuna yükselmiş ve Frenklerin diliyle “Famagusta” diye tanınmaya başlamıştır. Kutsal topraklarda Haçlı Seferleri ile kurulmuş olan Batı Hristiyan kökenli Krallıkların son kalesi olan ACRE’nin (1291) Müslümanların eline geçmesi ile Guide Lüzinyan isimli Kral’ın (1191) yılında Kıbrıs’a gelmesi ile kenti işlek bir liman ve ticaret merkezi haline getirmişlerdir. Doğu ülkelerinden Suriye kıyılarına getirilen bir çok kıymetli ticari eşya, Mağusa’lı tüccarlar tarafından Mağusa üzerinden Avrupa’ya sevk edilmeye başlanmış ve böylece kent, doğu – batı ticaretinde bir transit merkezi antrepo olarak büyük rol oynamıştır. Böylece, XIII.’üncü ve XIV.’üncü yüzyılda bir ticaret merkezi olarak tarihin en hareketli ve en önemli devrini yaşadı. Bu dönemde kent, birçok farklı din ve millete sahip tüccarları barındırmış, adanın doğu ve batı arasında ithalat ve ihracatları gerçekleştirmiştir. Bu gün sur içerisinde görülen ve Süryani, Ermeni, Ortodoks ve Lâtin Kiliselerine ait yapılar bu dönemde inşa edilmiştir.İhraç ürünleri arasında ipek, arpa, tuz, hububat ve Venedik dükalığının zengin sofralarının vazgeçilmez şarküteri ürünü turşulanmış Pulya Kuşu vardı.1374 yılında Ceneviz donanmasının Mağusa’yı kuşatması ve yağmalaması ile bu parlak dönem sona ermiştir. Ceneviz dönemi 90 yıl sürer ve bu dönemde Mağusa şehir ve limanı ticari önemini yitirir. Venedik dönemi (1489-1570) liman ve şehrin ticari çöküşü devam eder ve sadece askeri yönden geliştirilerek bu gün gördüğümüz zamanın en modern müdafaa sistemi inşa edilir. 1562-1570 yılları arasında, Askeri Mühendis Pauladi Ferrari’nin hazırladığı plâna göre, rıhtım boyunca su derinliği 13 Venedik ayağı (4.24 metre), girişe yakın 14 Venedik ayağı (4.87 metre) ve liman ortasında ise 12 Venedik ayağı (4.17 metre) idi.
Bugün Deniz Kapısı olarak bilinen Canbulat Tapya’sı ile Othello Kalesi arasında, giriş kapısının limana bakan cephesindeki mermer kanatlı “Aslan Heykeli” Venedik dükalığının semboli idi ve Rönesans devrinin adadaki en mükemmel eseridir. 1476 yılında Venedik Generali Antonio Leoredane,Mağusa Limanı’nın Kıbrıs Adası’nın merkezi ve anahtarı olduğunu, ancak nüfusunun göç etmiş olduğunu yazar. 1510 yılında bu durum biraz iyileşir, bir diğer rapora göre 1510 yılından itibaren Lefkoşa’daki Yahudi nüfusundan bir kısmı Mağusa’ya yerleşir ve nüfusu 4500 sivil, 500 askere yükselir. 1569’da Kent nüfusu 10,000 olmuştur.
Osmanlı - Türk Dönemi, Lefkoşa Kenti’nin 1570 yılında, Mağusa’nın ise 1571 yılında alınması ile başlar. Bu dönem için, mevcut kayıtlar daha ziyade Osmanlı İmparatorluğuna muhalif olan batılı gezgin ve yazarlar tarafından yazıldığı için tarafsız olmayıp, son derece subjektif değerlendirilmekteydi. Bu karmaşık ve çelişkili yazılı belgelerden şöyle bir özet çıkartılabilir. Osmanlı Sultanları, Mağusa Liman ve Kentinin askeri yönden önemini iyi kavrayarak, güçlü olduğu sürece bir askeri üs olarak elinde tutmuş ve liman ve kale çevresinde Uluslararası ticarete ve ticari kesimlere yasaklanmıştır. Yine denizyolu ile Hindistan’a gidildiği için İpek Yolu’nun, batı dünyasına köprü vazifesi gören bir liman olması özelliğini de kaybetmiştir.
1878 yılında adanın İngiltere Krallığına kiralanmasıyle yeni bir dönem başlar, limanın stratejik durumu için ilk rapor Whepworth W. Dickson tarafından hazırlanır. Mağusa, tabiatın bir bağışıdır ve ticari açıdan Beyrut ve İskenderun limanlarına, askeri açıdan ise İskenderiye’ye rakip olacak pozisyondadır. 1879 yılında İngiliz hükümeti Thomas Orniston isimli bir Mühendis, Mağusa Limanını etüd etmek için gönderilir. Bir yıl sonraki raporunda, 600 ayak uzunluğunda rıhtım yapılmasını ve bir mil uzunluğunda mendirek yapılmasını tavsiye eder. 1898 yılında Coddes Co. Firması, yeni bir liman inşaası için görevlendirilir. Görevlendirilen Şirket, limanın 24 ayak derinleştirilmesinin, giriş kanalının 250 ayak uzunluğunda, 24 ayak derinliğinde olmasını ve de rıhtımın 800 ayak olmasını teklif eder. Toplam maliyet 123,993 İngiliz Pound’u olarak hesaplanır. Koloni hükümeti bu teklifi kabul eder ve Ekim 1902’de çalışma başlar. Ağustos 1904’de tamamlanır. Toplam maliyet 126,600 İngiliz Pound’u olarak gerçekleşir. Bugün bu kısım, İç Limanın yarısıdır. Deniz Kapısıyla, Othello Kalesi arasında kalan bölümdür. İngiliz döneminde, ikinci limanın inşaası, artan ticaret hacmine göre 1925-1933 yılları arasında yapılır. 161,030 İngiliz Pound’a mal olan bu genişletme, Deniz Kapısıyla, Canbulat Kapısına kadar olan bölümden oluşur. III. Geliştirme dönemi, II. Dünya Harbini müteakip yıllarda 1959-1965 yıllarında yapılır. Yeni Liman (Dış Liman) olarak bilinen 1962 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti’nin aldığı kararla bir Polonyalı firmaya verilir ve 39,895 İngiliz Pound’u maliyetine 2150 ayak uzunluğunda ve 32 ayak derinliğinde yeni bir rıhtım inşa edilir. Bu şekilde Mağusa Limanı bugün görülen son şeklini almış olur. 1963 – 1974 yıllarında adadaki Türk ve Rum kökenli nüfus arasındaki kanlı çatışmalar, doğal olarak müşterek liman çalışanları için zor bir dönemdir. 1963 yılına kadar gerek armatör, gerekse Liman İşçisi olarak Türklerin çoğunlukta olduğu deniz ticaret yapısı, 1963’ten sonra Rumlar lehine çevrilir. İkinci Dünya Harbine kadar, çoğunluk Türk ve çevre Arap ülkelerine ait olan armatörlük, harbin getirdiği menfi koşullar ve de Koloni hükümetinin ilgisizliği, bir çok Türk denizcisini iflâs durumuna getirmiştir. Bir çoğunluğu gemilerini satarak vazgeçer. Herşeye rağmen, bu zor dönemde yeni kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ticarete yönelik olumlu yatırımları, siyasi kararlar ile Mağusa Limanı hızla gelişir. Adanın en önemli ithalat ve ihracat limanı durumuna getirilir.1974 yılında Mutlu Barış Harekâtı ile limanın işletilmesi ve yönetimi yeniden ve tamamen Kıbrıs Türklerinin eline geçer. 2003 – 2004 ve 2005 yıllarında ithalât ve ihracatta rekor seviyeye ulaşılmıştır.
Gazimağusa Limanı’nın Mevkii ve Teknik Özellikleri
Gazimağusa Limanı, Mağusa Körfezi’nde yer almaktadır.
Konum Bilgileri
- Enlem: 35º 07’ Kuzey
- Boylam: 33º 57’ Doğu
Demirleme Alanı
Demirleme bölgesi, deniz şamandırasının doğu kesiminde bulunmaktadır.
- Enlem: 35º08’55” Kuzey
- Boylam: 33º56’06” Doğu
Demirleme alanı özellikle Kuzey-Doğu ve Güney-Doğu rüzgarlarına açıktır. Bölgede maksimum med-cezir seviyesi yaklaşık 0.45 metre olarak ölçülmektedir.
Liman Giriş Kanalı
Şamandıradan sonraki liman giriş kanalının derinliği yaklaşık 10.3 metre seviyesindedir. Mendirek girişinin ortalama genişliği ise yaklaşık 183 metre olarak belirtilmektedir.
Gazimağusa Limanı’nın YapısıGazimağusa Limanı, İç Liman ve Dış Liman olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır.
İç Liman
İç Liman doğal yapıya sahip tabii bir liman özelliği taşımaktadır.
Teknik Özellikler
- Rıhtım uzunluğu: 540 metre
- Rıhtım yüksekliği: 1.8 metre
- Rıhtım boyu su derinliği: 7.3 metre (24 ayak)
- Maksimum gemi su çekimi: 6.7 metre (22 ayak)
- Maksimum gemi uzunluğu: 131 metre
- Maksimum Ro/Ro gemi uzunluğu: 90 metre
- Tahta iskele uzunluğu: 99 metre
- İskele boyu derinliği: 5.2 metre (17 ayak)
Depolama Alanları
- Kapalı ambarlar: 6931 metrekare
- Açık sundurmalar: 754 metrekare
- Açık depolama sahaları: 1025 metrekare
Dış Liman
Dış Liman, daha büyük ticari gemilere hizmet verebilecek kapasiteye sahiptir.
Teknik Özellikler
- Rıhtım uzunluğu: 655 metre
- Rıhtım yüksekliği: 1.8 metre
- Rıhtım boyu su derinliği: 9.75 metre
- Maksimum gemi su çekimi: 9.15 metre
- Maksimum gemi uzunluğu: 220 metre
- Maksimum Ro/Ro gemi uzunluğu: 150 metre